1. Kıta
Kütüğün üstünde yılların izi var,
beyaz önlük, kolları sıvalı bir sabah.
Satır bir iner bir kalkar, ölçüsünü şaşmaz,
vitrinin buğusunda mahallenin telaşı.
Nakarat
Kasap amca, kasap amca,
senin terazin hep doğru tartar.
Kasap amca, kasap amca,
elinden çıkan lokma bereket taşır.
2. Kıta
"Az yağlı olsun" derdi annem daha kapıdan,
sen bakmadan bilirdin ne istediğini.
Bir kemik ayırırdın eşikteki köpeğe,
kimse görmesin diye, sessizce, belli etmeden.
Köprü
Bayram sabahı sıra kapının dışına taşar,
kimi bir kilo alır, kimi sadece selam.
Kimi de eli boş dönmeye hazırlanır,
sen arkasından uzatırsın, "sonra verirsin" diye.
Nakarat
Kasap amca, kasap amca,
senin terazin hep doğru tartar.
Kasap amca, kasap amca,
elinden çıkan lokma bereket taşır.
Final
Kasap amca, elin hiç kesik görmesin,
kütüğün sağlam, kepengin açık kalsın.
Sen etin fiyatını değil, insanın halini bilirdin,
adın bu sokakta hep hayırla anılsın.